9 Kasım 2016 Çarşamba

İlkokul Çocukları için Dikkat Geliştirme Etkinlikleri 1

İlkokul çağı, dikkat eksikliklerinin en çok tanılandığı dönem. 1. sınıfa başlayan çocuktan; 40 dakikalık ders süresi boyunca sırasında sessizce oturması, çevreden gelen uyaranları görmezden gelerek dikkatini öğretmeninin anlattıklarına vermesi, öğretmenin verdiği yönergeleri uygulaması  gibi bu yaş ve bu nesil çocuk için oldukça zor görevler bekleniyor. Bu görevleri yerine getiremeyen çocuk bazen çok hızlıca ve yanlış değerlendirilip “Dikkat Eksikliği” tanısı ile etiketlenebiliyor.

Eğer çocuğunuz dikkatini toplamakta zorluk yaşıyorsa önereceğim etkinlikleri her gün onunla birlikte yaparak hem eğlenceli hem kaliteli vakit geçirmiş olacaksınız.

Not; Elbette sadece buradaki etkinlikleri yaparak dikkat kapasitesinin artacağını iddia edemem ancak düzenli tekrarların, beyni eğitmenin faydalarını zaten biliyorsunuz. Üstüne bir de bu aktiviteler sayesinde çocuğunuz ile başbaşa vakit geçirmiş olacaksınız ve aranızdaki yakınlık artacak. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi sürekli dikkat ve konsantrasyon becerisi, ebeveyn ile iletişimle gelişir.

Ve son olarak çocuğun oyun ile öğrendiğini, eğlendiğini ve geliştiğini unutmadan, bu etkinlikleri zorunluluk ya da ödev gibi değil de birlikte eğlendiğiniz oyunlar olarak aktarırsanız işinizin kolaylaşacağını ve sizin de keyif alacağınızı belirteyim.

13 Ekim 2016 Perşembe

Çocuğum Neden Uyumuyor?


Acımasız uyku eğitimi yöntemlerini uygulamak istemeyen ancak uykusuzluktan da tükenmiş anne-babalara ilaç gibi gelecek bir kitap çıktı sonunda.Tüm kitaplarını okumanızı önereceğim Anne-Baba Akademisi serisinden 'Çocuğum Neden Uyumuyor?' Şiddetle tavsiye ederim.

Çocuğunuzu uyku eğitimi olmadan da uyutabilirsiniz! -Modern hayat, uyku düzenini nasıl etkiler?
-Çocukların anne babalarıyla uyumaları zararlı mıdır?
-Uyku eğitimi nedir?
-Yanlış beslenme uyku düzenini bozar mı?
-Çocuğunuzun uykusu nasıl olmalıdır?

Anne babalar için çocuklarının düzenli uyuması çok önemlidir. Bazıları içinse uyku çocuk gelişiminin olmazsa olmazı olarak görülür. Çoğu anne baba bu noktada uyku eğitimine başvurur. Ancak uyku eğitimi bir süre sonra çocukla bir savaşa dönüşebilir. Sarah Ockwell-Smith bilimsel, kültürel ve tarihi perspektiflerden yola çıkarak çocuklarda uyku konusuna yepyeni bir bakış açısı getiriyor. Çocuğunuzun uyku düzeniyle savaşmak yerine gerçekçi yaklaşımlar sunuyor. Çocuğum Neden Uyumuyor? çocukların rahatlayıp uyumasını sağlayacak, anne babaların kaygılarına son verecek yepyeni fikirlerle dolu bir kitap.  (Tanıtım bülteninden)

6 Ekim 2016 Perşembe

Okul Öncesi Çocuklar için Dikkati Geliştirme Etkinlikleri

Son yıllarda yapılan çalışmalar ebeveyn ile çocuk arasındaki sosyal etkileşimin çocuğun dikkat kapasitesi üzerinde olumlu etkisi olduğunu söylüyor. Araştırma sonuçları annenin bebeğiyle oyun oynarken bir oyuncağa dikkatini vermesinin çocuğun da o oyuncağa odaklanmasını sağladığı gösteriyor. Bebeklikten itibaren çocukla birebir iletişim kurmak, onunla göz göze oyun oynamak, tamamıyla anda kalarak onunla vakit geçirmek bebeğin sosyal, duygusal, zihinsel gelişimi için olduğu kadar dikkat kapasitesi için de gerekli. Sürekli dikkat ve konsantrasyon becerisi, ebeveyn ile iletişimle gelişiyor.

Çocuğumuzdan bir şeye dikkatini vermesini isterken gerçekçi beklentiler içinde olmak için dikkat süresinin hangi yaşta ne kadar olduğunu bilmek önemli. Herhangi bir olaya, nesneye dikkatini odaklayabilme kapasitesi yaş ilerdedikçe artan bir beceri. Kabaca dikkat süresinin küçük çocuklarda yaş ile denk olduğunu söyleyebiliriz. 3 yaşında 3 dakika odaklanabilirken 4 yaşında bu 4 dakikaya çıkıyor. 5-6 yaşındaki çocuklar küçük gruplar halinde 10-15 dakika kadar bir aktivite ile ilgilenebilir. Büyük ihtimalle aklınıza şu gelecek “Çocuğumu bıraksam bütün gün hiç kalkmadan TV seyredebilir, demek ki dikkati çok iyi”. Ancak malesef bu doğru değil. TV karşısında oturmak pasif bir eylem. Çocuğun izlediklerine müdahale etme gibi bir seçeneği yok, sunulanı olduğu gibi kabul ediyor. Sürekli değişen görüntülerle bir anlamda beyni uyuşuyor. Bu da belli bir olaya, nesneye istemli olarak odaklanma becerisi olarak tanımlayabileceğimiz “dikkat” ten çok farklı bir durum. Küçük yaşlarda çok fazla TV izlemenin çocuğun zihinsel ve sosyal gelişimi için zararlı olduğunu hatırlatayım.

3 Ekim 2016 Pazartesi

Dikkat ve Bellek


Çocuklar için dikkat geliştiren etkinlikleri yazmadan önce dikkat ve bellek ile ilgili genel bilgiler vermek istiyorum. Öncelikle dikkat nedir ondan bahsedelim. Dikkat oldukça karmaşık bilişsel bir işlev ve kısa süreli bellek, öğrenme ve düşünmenin ön koşulu. Dış dünyadan beynimize her saniye 10 milyar bit uyaran ulaşıyor. Bu milyarlarca uyaranın her birini algılamak mümkün de değil gerekli de. Uyaranların gereksiz olanlarını (yani çoğunu) görmezden gelen, hangilerinin gerekli olduğunu seçen, bilişsel süreçleri o seçilen uyaranlar üzerinde odaklaştıran ve tüm bunları kontrol eden sürece “dikkat” diyoruz.


Dikkat bilginin dış dünyadan alınması ve işlenmesi için gerekli bir süreç. Dikkat etmediğimiz bilgiyi hatırlamayız ve de öğrenmeyiz. Dikkatin ne olduğu ve dikkat mekanizmasının nasıl işlediği ile  ilgili psikoloji literatüründe çeşitli kuramlar var ama tüm kuramların ortak noktası dikkatin bir “seçme” işlemi olduğu. Bir teori dikkati bir huniye benzetiyor, huninin dar ucundan kısıtlı sayıda uyaranın  beyne ulaşabildiğini söylüyor. Bir diğeri, beynin sınırlı bilgi işlem kapasitesi nedeniyle dikkatin bir filtre işlevi gördüğünü söylüyor. Başka bir teori tüm uyaranların algılandığını ancak beyin için anlamlı uyaranların seçildiğini iddia ediyor. Bu teoriye göre bilgi önemliyse onu algılama eşiğimiz düşüktür. Tehlike bildiren uyaranların algılama eşiği düşüktür. Örneğin; “imdat” ya da “yangın” gibi. Kalabalık ve gürültülü bir ortamda adımızın söylendiğini kolayca duyarız. Anneler “anne” kelimesini tüm gürültünün arasında duyar ve yine anneler çok zayıf bir ses olsa ve uzaktan da gelse bebeklerinin ağlama sesini duyar. Çocuğunuzun TV seyrederken defalarca seslenmenize rağmen sizi “duymadığı”, ancak “yemek hazır” dediğinizde hemen tepki verdiği zamanları düşünün :)

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Sisifos'un Kaderi

Ne zaman aynı günde onyüzbinmilyonuncu kez salonu işgal etmiş olan minyatür evcilik oyuncaklarını toplamaya çalışsam aklıma Tanrılar tarafından sonsuza kadar bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılan Sisifos'un hikayesi geliyor. 

Sisifos  kayayı tam dağın tepesine ulaştırdığında taş tekrar en aşağı yuvarlanır ve bu böyle sürüp gider.

"Tanrılar Sisifos'u bir kayayı durmamacasma bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkûm etmişlerdi; Sisifos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı." diyor Camus "Sisifos Söyleni" kitabında. 

Ama aynı zamanda "Sisifos'u dağın eteğinde bırakıyorum ... Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insan yüreğini doldurmaya yeter. Sisifos'u mutlu olarak tasarlamak gerekir." de diyor.

Elbette mutluyum, her dağınıklığın ve oyuncak karmaşasının aynı zamanda kızımın neşesi, yaratıcılığı, öğrenme, keşfetme isteği ve mutluluklarıyla dolu olduğunu biliyorum. Evet oyuncaklar yine dağılacak, evet yine toplayacağım. bunun bilincindeyim ve bunu kabul ediyorum. Tabi bu arada kızıma oyuncaklarını kendisinin nasıl toplayacağını da öğretmeye çalışıyorum ve  bunun ne kadar da eğlenceli olduğunu anlatıyorum.

(Camus çok daha yüce bir şeyden bahsediyor tabii ki ama Sisifos'un sonsuz oyuncak toplama döngüsü için çok iyi bir metafor olduğu da bir gerçek.:)

Mine Kilitci, 2016.

4 Ağustos 2016 Perşembe

Çocuğunuzla Evde Eğlenmek

 Yaz aylarını evde geçiren bir anne olduğumdan, sadece evde çocuğu ile ilgilenen annelerin neler yaşadığını birebir deneyimliyorum ve diyorum ki, insanın çocuğuyla baş başa zaman geçirmesi, birçok güzel anı biriktirmesi, onun muhteşem gelişimine tanıklık etmesi harika bir duygu ama kolay da değil.

Çocuğu ile gerçekten nitelikli zaman geçirmek, onu teknolojik aletlerden (Telefon, televizyon, ipad, bilgisayar, oyun konsolu) uzak tutmak konusunda kararlı olan anneleri evde eğlenceli ama biraz da yorucu bir mesai bekliyor. Çocuğun iyi bir ihtimalle günde ortalama 12 saat uyuduğunu düşünürsek, çocuğunuzla geçirdiğiniz zaman günde 12 saat demektir. Elbette ki bu 12 saat boyunca çocukla oynamak, onu eğlendirmek, meşgul etmek gibi bir amaç gerçekçi değil, böyle bir şey insanın sınırlarını da aşar zaten.  Çocuğunuz kendi kendine zaman geçirebilmeyi, oynamayı ya da hiçbir şey yapmayıp sadece düşünmeyi de öğrenmeli.  Ve “Daha Sade Bir Hayat” adlı muhteşem kitapta da anlattığı gibi çocuğunuza sıkılması için zaman tanımalısınız. (Kitap ile ilgilenenler için yazım. ) 

Unutmayın, “sıkılmak, yaratıcılığın habercisidir.” Ancak “sıkılmak”tan ve ”kendi kendine oynamak”tan arta kalan zamanlarda beraber nasıl eğlenceli vakit geçirebilirsiniz?, ben kızımla evde neler yapıyorum? biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Bunların hepsi basit ve ilk akla gelen oyunlar ama çok eğlenceliler.

Bizim evde en çok oynadığımız oyunlar: